Kitabi Kapagindan Okumak
şimdi bazen bir kitabi elinize aliyorsunuz, bir türlü kapagini acip okumaya başlayamiyorsunuz. gavur kapak tasarimini o kadar güzel yapmis ki, uzun uzun kapaga bakiyor, illa ki dokunup cizgileri takip ediyor ve “ne tatli seysin sen, msn var mi?” diyerek yakinlasma cabasina giriyorsunuz. ne yazik ki buralarda kapak tasarimi meselesi pek dikkate alinmasa da, ecnebi memleketlerde neredeyse ayri bir sanat dali; yatagında kadindan cok kitap misafir etmisler icin (evet, cetele tutuyorum) neredeyse sehvetengiz bir deneyim kitap kapaklarina bakip hikayeler uydurmak.
biraz gugıllayinca karsima cikanlardan bir seriyi buraya koyayim; daha fazlasi icin http://bookcoverarchive.com/ adresine bir göz atabilirsiniz. iyi seyirler.































Hepsi hepsi çok güzelmiş.
Türkiye’deki yayınevlerini düşündüm hemen: Haklısınız! Bizde, nedense, kolaya kaçıldığını düşünürüm kapak konusunda. YKY, yazar fotoğraflı kapakları buldu, çok da güzel oldu aslında ama, hep aynı şey ve de YKY’yi takip eden başka yayınevleri can sıkıcı olmaya başladı.
Kapak konusunda en fazla dertlendiğim Dergâh’tır ama, hakkını yemeyelim! :) Huzur’un kapağına üzüldüğüm kadar hiçbir şeye üzülmemişimdir.
Metis iyi sanki (Hatta belki en iyisi, YKY ile), Nurdan Gürbilek’in kitaplarını anlamlı buluyorum mesela ya da Can Yayınları’nın klasik şekli üstüne Murat Gülsoy’un kitaplarının kapakları özenle seçilmiş gibi duruyor.
Elif Şafak’a bu konuda değinmek Aşk saçmalığından sonra insanı her durumda yıpratır, ama belirtmeden olmaz, Baba ve Piç’in kapağı Metis’teyken ne anlamlıydı öyle. Keşke muhafaza edilseydi.
İletişim konusunda kararsız kaldım ama. Berna Moran’ın kitapları hoştu. Jale Parla’nın Donkişot’tan Bugüne Romanı’nın hangi baskısı daha güzel bilemedim. Siz ne dersiniz İletişim için mesela?
Sevgiler, selamlar.
merhaba,
kusura bakmayin ancak birseyler yazmaya firsat oluyor. yapikredinin kapaklari bana temiz iscilik sıfır yaraticilik bol bol sterillik iceren 50 m2 lik ikea evlerini hatirlatiyor. birini gördükten sonra hepsini görmüs gibi oluyor insan. yalnız yapi kredinin cocuk kitaplarini ayri tutmak lazim, rengarenk civil civil özenilmis kapaklar gibi duruyor. metis’in kapaklarini ben de begenirim, bir zamanlar 6.45 in kapaklari ilham vericiydi ama bir türlü baskı kalitesini düzeltemediler. ayrintinin inceleme araştırma dizisini begeirim ben ama yeralti edebiyati dizisinin kapaklarina heceleri bölerek yazma fikrini kim önerdi ise kendisine buradan selam ediyorum. iletisim in edebiyat serisi yapi kredininkiler gibi ayni tornadan cikmis gibi ama onun dısındaki diziler dikkat değerdir.
saygi, selam bizden :)