Auschwitz’den Sonra Fotoğraf?

Auschwitz’den sonra şiir yazmak barbarlık olabilir belki, tartışılır tabii, peki ya fotograf? Auschwitz’den geriye çok birşey kalmadı; galipler tarihi yazıyor ve bize Auschwitz’de gerçekten neler olduğunu anlatacak çok az sayıda belge de en hafif şekli ile söylersek yalan dolandan ibaret olabilir. Bilemiyoruz, çünkü gerçeğin en güvenilir aracısı olduğuna sonsuz inaç beslediğimiz fotoğraflardan yoksunuz. Peki, diyelim Auschwitz henüz bir günah çukuru iken çekilmiş bir sürü fotoğraf elimizde olsaydı da neler olduğundan emin olabilir miydik? Sürpriz bir ismin, ağaç, dağ, taş fotoğrafçısı Ansel Adams’ın çektiği ikinci dünya savaşı sırasinda Amerikan hükümetinin siparisi ile cektigi toplama kampı fotoğrafları insanı işte böyle daldan dala atlatıyor. İkinci dünya savaşı sırasinda pearl harbor sonrasi japonlarin tekrar saldirmasini önlemek icin resmen amerikan vatandasi olan, amerika’da yillardir yaşayan, vergisini veren, amerikan okullarina giden, amerikan fabrikalarinda calisan japon asillilari toplama kamplarina dolusturdu ve savaş sonuna kadar rehine olarak orada tuttu. Adams’in fotograflarinda gözetleme kuleleri, askeri görevli ve nöbetciler ve dikenli teller cok görünmese de, rehin olarak evlerinden koparilmaktan cok memnun japonlari görüyor, belgesel fotografin ahlakini bir kez daha sorgulama firsatini buluyoruz.

Belgesel fotografin ne kadar belgesel oldugunun tespiti ya da hangi amaca hizmet ettigi meselesi oldukca netameli bir konu. önemli bir ayrinti, fotografcinin (sanatcının/ yazarın) niyetini okuma ve fotografciya olumlu ya da olumsuz bir rol, ideolojik bir konum aftetme tuzagina düsmemek. oldukca kolay ama bir o kadar da uzak durulması gereken bir tavir kanaatimce.

Ancak burada bir başka durum var. özellikle denverpost taki fotograflara eşlik eden yazidan ve alttaki okuyucu yorumlarindan ögreniyoruz ki Ansel Adams oradaki tek fotografci degil. Dorothea Lange ve bir kac fotografci New Deal projeleri kapsaminda kampin kurulusundan beri oradalar ve fotograf cekiyorlar (burada bir önemli ayrintiyi hatirlatmak üzere bir parantez acalim. japonl asilli amerikalilarin – aynen alman asillilar ve italyan asillilar gibi) toplama kampina tikiliyor olmasi hepten de kötü birsey degil. cogu japon savas sirasindaki tepkilerden ve olasi saldirilardan korktuklari icin böyle bir fikre sicak bakiyor hatta kamplarin yapimina yardim ediyorlar. yüzlerindeki mutlu ifadenin bir sebebi bu. beri taraftan alttaki yorumlardan ögreniyoruz ki ansel adams geldiginde ilk zamanlarda yaşanan sıkıntılarr, başkaldırmalar, itirazlar ve fiziksel sorunlar büyük ölcüde halledilmis ve kampta yaşam olagana dönmüs, herkes savas bitene kadar olabildigince sorunsuz bir sekilde vaktini gecirmekle mesgul. bu sebeple
Lange in fotograflarinda görülen sıkıntılı hal büyük ölcüde Adams’in fotograflarinda yok. ama adams’in fotograflarinda olmayan başka seyler de var, adams’a verilen talimat geregi perdesi olmayan toplu duş kabinleri, kapisi ve hatta duvari olmayan yatak odalari, yemek sıkıntılari, gözetleme kuleleri, gardiyanlar bilincli bir sekilde disarida birakilmis. cünkü bunlar amerikan propagandasi icin özel olarak cekilmis fotograflar, auschwitz’deki yahudilere nazire yaparcasina, biz toplama kampinin bile daha iyisini
yapariz fotograflari bunlar. burada adams bu işe alet olmakla, bile bile bu propaganda ayibinin maşası olmakla suclanabilir ve kimsenin de bu noktada bir itirazi olacagini sanmiyorum. amerikalilarin ünlü “numbers never lie but you can lie with numbers” deyisini “images never lie but you can lie with images” seklinde söylemek mümkün.

sahsen belgesel fotografa ve photojournalism’e karşı belirli bir mesafeyi korumaya calisiyorum ve ne yazik ki simdiye dek hic yanilmadim. mesele neyin fotografini cektiginiz degil, bu fotografi ne icin kullandiginiz ya da kullanilmasina izin verdiginiz. ben bu noktada walter benjamin’İn ideolojinin estetize edilmesi ile ilgili tespitini anlamli buluyorum.

Fotoğraflara ve yorumlara şu adresten ulaşabilirsiniz.

http://blogs.denverpost.com/captured/2010/10/18/from-the-archive-japanese-internment-at-manzanar/2501/

karşılaştırma için şuradan da dorothea lange’in fotograflarina da şuradan bakabilirsiniz.

http://www.calisphere.universityofcalifornia.edu/jarda/

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: